Haksızlığıda koydum bavuluma
yanlızlığıda aldım yanıma
teşekkür ettim her şey adına
gidiyorum gidiyorum
ama etmiyorum eyvallah…
Güzel bir şarkı ...
12 Ekim 2008 Pazar
11 Ekim 2008 Cumartesi
29 Eylül 2008 Pazartesi
24 Eylül 2008 Çarşamba
Bana Aşk Borçlusun
Adam genç kadına seslendi:
-Bana gözyaşı borcun var!
Genç kadın sordu:
-Nasıl öderim?
Adam gözlerini kırptı:
-Haydi gülümse!
Gülümsedi genç kadın.
Adam, cebinden mendilini çıkarıp, borcunu sildi. Ve mendilini özenle
katlayıp, yine kalbinin üzerindeki iç cebine koydu.
Bir demet mor sümbül vardı kadının elinde. İkisi de bahar kokuyordu...
Biri ilkbahar, diğeri güz.
Adam, seslendi yine:
-Bana mutluluk borcun var!
Genç kadın, biraz mahcup, biraz şaşkın sordu:
-Nasıl ödeyebilirim?
Heyecanlandı adam:
-Haydi yat dizlerime!
Genç kadın bir kedi uysallığında, yattı dizlerine usulca. Adam, şefkatle
saçlarını taramaya başladı kadının. Saçları, güneşe ve yağmurlara hasret
hiç yaşanmamış baharlara benziyordu. Çaresizliğini ördü sıra sıra. Sonra
saçının her teline, mutluluğun çığlıklarını bağladı adam.Yetmedi,
gizli düğüm attı.. Ağladı.
Hava kararmak üzereydi. Dışarıda yağmur yağıyordu delice. Adam, sürekli
borç defterlerini kurcalıyordu. Genç kadının gözlerinin içine baktı:
-Bana yürek borcun var!
Borcunun farkındaydı sanki genç kadın. Şaşırmadı;
-Bu borcumu nasıl ödeyebilirim?
Adam kollarını uzattı:
-Haydi tut ellerimi!
Sümbül kokusu sinmiş ellerini uzattı genç kadın. Elleri öyle sıcaktı ki,
eriyiverdi bütün borcu avuçlarının içinde.
Genç kadın gitmek üzereydi. Adam son kez seslendi:
-Bana can borcun var.
Kadın irkildi:
-Can mı?
Sigarasından derin bir nefes çekti adam:
-Evet. Can borcun var. Sensizlik öldürüyor beni! Hoşuna gitti sözler kadının:
-Peki, bu borcumu nasıl tahsil etmeyi düşünüyorsun?
Adam, biraz daha yaklaştı:
-Yum gözlerini!
Hiç tereddüt etmeden yumdu gözlerini.
Adam da yumdu gözlerini, masumca bir öpücük kondurdu kadının titreyen
dudaklarına.
-Bu ne şimdi yaptığın? diyerek çattı kaşlarını kadın...
Adam, pişmanlıkla, memnunluk arasında gidip geldi. Kekeledi:
-Hayat öpücüğüydü!
Kısa bir sessizliğin ardından, bu kez kadın öptü adamı şehvetle...
Adam şaşırdı:
-Ya senin bu yaptığın neydi?
Genç kadın kapıya yöneldi:
-Veda öpücüğü!
Kalan borçlarına karşılık, yürek dolusu çaresizlik ve bir de mor
sümbüllerini masanın üzerine rehin bırakıp gitti genç kadın. Adam koştu peşinden,
sümbülleri geri verdi kadına:
-Ne olur iyi bak umut çiçeklerime solmasınlar.
Genç kadın sümbülleri aldı:
-Merak etme, günaşırı sularım çiçeklerini.
Adam sevindi:
-Güneşe, suya gerek yok. Gülümse yeter!
Kadın gözden kaybolurken, haykırdı adam:
-Umutlarımı kefil yaptım. Unutma, bana aşk borçlusun!
Haykırışı yağmura karıştı, kadın yağmuru hissetmeyen kalabalığa...
ALINTIDIR
-Bana gözyaşı borcun var!
Genç kadın sordu:
-Nasıl öderim?
Adam gözlerini kırptı:
-Haydi gülümse!
Gülümsedi genç kadın.
Adam, cebinden mendilini çıkarıp, borcunu sildi. Ve mendilini özenle
katlayıp, yine kalbinin üzerindeki iç cebine koydu.
Bir demet mor sümbül vardı kadının elinde. İkisi de bahar kokuyordu...
Biri ilkbahar, diğeri güz.
Adam, seslendi yine:
-Bana mutluluk borcun var!
Genç kadın, biraz mahcup, biraz şaşkın sordu:
-Nasıl ödeyebilirim?
Heyecanlandı adam:
-Haydi yat dizlerime!
Genç kadın bir kedi uysallığında, yattı dizlerine usulca. Adam, şefkatle
saçlarını taramaya başladı kadının. Saçları, güneşe ve yağmurlara hasret
hiç yaşanmamış baharlara benziyordu. Çaresizliğini ördü sıra sıra. Sonra
saçının her teline, mutluluğun çığlıklarını bağladı adam.Yetmedi,
gizli düğüm attı.. Ağladı.
Hava kararmak üzereydi. Dışarıda yağmur yağıyordu delice. Adam, sürekli
borç defterlerini kurcalıyordu. Genç kadının gözlerinin içine baktı:
-Bana yürek borcun var!
Borcunun farkındaydı sanki genç kadın. Şaşırmadı;
-Bu borcumu nasıl ödeyebilirim?
Adam kollarını uzattı:
-Haydi tut ellerimi!
Sümbül kokusu sinmiş ellerini uzattı genç kadın. Elleri öyle sıcaktı ki,
eriyiverdi bütün borcu avuçlarının içinde.
Genç kadın gitmek üzereydi. Adam son kez seslendi:
-Bana can borcun var.
Kadın irkildi:
-Can mı?
Sigarasından derin bir nefes çekti adam:
-Evet. Can borcun var. Sensizlik öldürüyor beni! Hoşuna gitti sözler kadının:
-Peki, bu borcumu nasıl tahsil etmeyi düşünüyorsun?
Adam, biraz daha yaklaştı:
-Yum gözlerini!
Hiç tereddüt etmeden yumdu gözlerini.
Adam da yumdu gözlerini, masumca bir öpücük kondurdu kadının titreyen
dudaklarına.
-Bu ne şimdi yaptığın? diyerek çattı kaşlarını kadın...
Adam, pişmanlıkla, memnunluk arasında gidip geldi. Kekeledi:
-Hayat öpücüğüydü!
Kısa bir sessizliğin ardından, bu kez kadın öptü adamı şehvetle...
Adam şaşırdı:
-Ya senin bu yaptığın neydi?
Genç kadın kapıya yöneldi:
-Veda öpücüğü!
Kalan borçlarına karşılık, yürek dolusu çaresizlik ve bir de mor
sümbüllerini masanın üzerine rehin bırakıp gitti genç kadın. Adam koştu peşinden,
sümbülleri geri verdi kadına:
-Ne olur iyi bak umut çiçeklerime solmasınlar.
Genç kadın sümbülleri aldı:
-Merak etme, günaşırı sularım çiçeklerini.
Adam sevindi:
-Güneşe, suya gerek yok. Gülümse yeter!
Kadın gözden kaybolurken, haykırdı adam:
-Umutlarımı kefil yaptım. Unutma, bana aşk borçlusun!
Haykırışı yağmura karıştı, kadın yağmuru hissetmeyen kalabalığa...
ALINTIDIR
Etiketler:
Bana Aşk Borçlusun
Nedim Zeper - Aşkın Adı

Avucumda gül diye sakladim dikenlerini
Sen ne yaptin vicdansız yıktın hayallerimi
Bütün aşkın sevgin bumuydu
Yşananlar oyun kurgumuydu
Benim aşkım sudanda duruydu
Beni anlamadin yar
Sensiz bu aşk artık gunahkar
Sensiz geceler efkar
Butun aşkın sevgin bumuydu
Yaşanalar oyun kurgumuydu
Benim aşkım sudanda duruydu
Beni anlamadin yar
Sensiz geceler efkar
Butun aşkın sevgin bumuydu
Yaşanalar oyun kurgumuydu
Benim aşkım sudanda duruydu
Beni anlamadin yar
Etiketler:
aşkın adı,
Nedim Zeper
24.09.2008 Mektup Ames'den

Şu Üç Günlük Ömrümüze Sığdırmaktı Aşkı, yaşandı ve yaşayacak bende.
Rahat bırakmıyor hayallerim, anlayın diyorum o artık istemiyor :(
Hani bazı şeyler vardrı ya kimseyle paylaşamazsın sadece kendi içinde kendinle paylaşırsın işte öyle bendeki...
Garip bir hal bendeki hiçbirşeyden zevk almaz hale geldim, aklımı gurcalayan umudum bitiriyor beni ama duyduklarım sanırım boşuna ümitlendiğimi düşündürüyo bana.
Evet ames elinde kalan bir mektubun ve saç teli olacak...
22 Eylül 2008 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)




